Adalet İçin Ses Ver!

8 TEMMUZ ÇORLU TREN KAZASI MAHKEMESİ YARIN. O GÜN TRENDEN SAĞ KURTULANLARIN DA DESTEKLERİNİ BEKLİYORUZ YAŞADIKLARINA GÖRDÜKLERİNE ŞAHİTLİK ETMELERİNİ İSTİYORUZ. BAKIN ÖLENLERİN AİLELERİ YARALI VE YATALAK ÖZÜRLÜ KALANLAR PERİŞAN HALDE. KENDİNİZİ ONLARIN YERİNE HİÇ KOYDUNUZ MU?

çorlu

Meriç Kitabını edinmek için..

 

kitap-5

20 TL-Ödemeli isteme adresi: Büyükşehsuvarbey Mah. Ayçiçeği Cad. Ata tepe konutları E blok kat-1 D-1 Uzunköprü-Tel:0535 521 70 82

Kitap fiyatı: 20 TL-Ödemeli isteme adresi: Büyükşehsuvarbey mah. Ayçiçeği cad. Ata tepe konutları E blok kat-1 D-1 Uzunköprü-Tel:0535 521 70 82

Kitap bedelini yatıracağınız posta hesabı: Nazmi METİN adına PTT Edirne Merkez Şubesi 6287014 nolu Posta Çeki hesabı

Kitap istek Formu

Asıl Kaybımız

Yaklaşık 34 yıl yoğun bir sorumluluk duygusu baskısıyla yapmaya çalıştığım gazeteciliğimin anlama ve açıklama yaklaşımı bu yöntem olmuştur.

Meriç’in, ova ve nehir zenginliğinin anaçlık ettiği toprak bereketi varlığında yaşadığı göç olgusuna bakarken, yaptığım haber ve yorumlarda bu yaklaşımın ince işçilik çabaları görülür.

Yazılar, mevcut toprak bereketinin oluşturulacak birlik ve dayanışma güç birliğiyle nasıl bir arada yaşamanın kaynak zenginliğine dönüşebileceğinin ipuçlarını verir.

Uzunköprü’nün yakın geçmişi, Ergene ırmağı ile Ergene ovasının sunduğu kültürel ve ekonomik gelişmişlik olanaklarının, bir arada yaşamanın olmazsa olmazı olan insanlar arası birlik ve dayanışma yokluğunda nasıl heba edildiğinin haber ve yorum örnekleriyle doludur, o tarihlerde yayımlanan Adalet gazetesi ile Ses gazetesinin sayfaları.

Osmanlının Rumeli’ye geçişi sırasında kurduğu yerleşim yeri olan Uzunköprü’nün, yaşayanlarının bolca ve hazır bulup, mirasyedi bencilliğiyle har vurup harman savurduğu tarihi değer zenginliğini yitirişinin de tanıklık kayıtları vardır yazdıklarımda.

Günümüzde ne kalmışsa Meriç ve Uzunköprü’nün yakın geçmişinde var olan doğal ve tarihi zenginliklerine dair, tarafımdan haber ve yorum olarak gazete sayfalarına yazılanların… Kınama tonu ağır basan, sorumlulukları yakalara yapışarak hatırlatma ayarı yüksek olan eleştirel konuşmaların bir nebze payı vardır.

Yazdığım gazete sayfalarında yer alan bu gerçek, konuların ilgilileri tarafından topluluklar içinde yüksek sesle söylenmese de, ancak toplu yemeklerde birkaç tek attıktan sonra gerçeğe dil çözebilen o ilgililer tarafından kulağıma fısıldanır.

Ülkelerin ve yerleşim yerlerinin sahip oldukları bütün kazançların ve yaşadıkları kayıpların asıl nedeni, toplumsal birliktelik temelli üretimlerin dinamiği olabilen insan zenginliğidir.

O günlerden bu günlere…

Yaşadıklarımdan anladığım…

Bir yerleşim yerinin ve ülkenin asıl kaybı…

İnsanına yaşattığı…

Umut kırıklıkları ve sonuçlarının ortaya çıkardığı…

Sorumluluk duygusu kaybıdır.

(Nazmi METİN-20 Kasım 2016)

Uzunköprü Ses 28 YAŞINDA

 Uzunköprü’nün Çağdaş Yaşam Değerlerini Savunanların Ortak Sesi…

Uzunköprü Ses 28 YAŞINDA

cropped-cropped-cropped-cropped-ses26-eylc3bcl-2011-1-81.jpg

İlk Yazılardan…

UZUNKÖPRÜ

Uzunköprü, Türkiye’nin küçücük bir parçası…
Uzunköprü’de yaşayan insanlar 55 milyonluk nüfusumuzun 35 binlik küçük bir topluluğu.
Bu toprak bu ülkenin bir parça bereketi…
Bu topluluk bu ülke insanının küçük boyutlu aynasıdır.
Bereket tozlu kasalarda…
Bereket rutubetli depolarda…
Bereket, “Bilmem nerelerde!..”
***
Duyarsızlıklarımıza yeni duyarsızlıklar sürgün verirken, o küçük boyutlu ayna tozlanmakta…
Tozlanan ayna siyah bir boşluk yaratmaktadır.
Dikkatlice bakıldığında bu siyah boşluğun içinden sırıtan acı gerçek, ilçe yaşayanlarının en önemli konularda dahi sosyal dayanışmayı bir türlü oluşturamadığı gerçeğidir.
Örnek mi?..
İşte hastane sorunu.
Aylar önce başlatılan, “Uzunköprü ve Uzunköprülülere yaraşır 100 yataklı hastane kampanyası” aylar geçmesine karşın ses seda yok…
Uzunköprü burada, Uzunköprülülerde…
Ortada ise, bir sorun olarak var olan yaşanılası Uzunköprü.
Yaşanılası Uzunköprü’yü yaratacak olan bir başkası değil Uzunköprülülerdir.
Haydi Uzunköprü!..
Yaşanılası bir Uzunköprü için dayanışmaya.

(Nazmi METİN-12.01.1989-Ses gazetesi)

Örgütsüzlük Gerçeğimiz

Nazmi Metin-siyah beyaz 

Hayatın her anı yaşayanları için katmer katmer sorun doğurduğu ülkemizde, mevcut durumla ilgili olarak herkesin bir birini suçlaması babadan oğula miras kalan gelenek gibidir…

Oysa bu durumun ayan beyan ortada olan ve gerçekliğini otuz iki dişi çürük bir şekilde sırıtan nedeni, toplumsal yapının sahip olduğu örgütsüzlük gerçeğidir…

Var olan bu gerçek, örgütlü toplum denetiminden yoksun olan siyasal yapının yozlaşarak toplumsal dayanışma başta olmak üzere bütün çözüm dinamiği olabilen yapıları içten içe çürütmesinin sonucudur…

“Balık baştan kokar” sözünü ete kemiğe büründüren ve insanın bütün duyu organlarına bağıra bağıra seslenerek, bize özgü gerçekliğini anlatan korku ve gerilim başta olmak üzere kara mizah öykülerin başlangıç satırlarını oluşturandır bu sonuç…

Yüzyılın fotoğraf albümlerini oluşturan ve insanlığın yüz akı olan aile fotoğrafları arasında siyasal, ekonomik, kültürel ve sanatsal değer üretim karelerinde birkaç fotoğrafla varlık gösterebilmemizin flu halleri de bundandır…

İnsanlığın önemli bir bölümü toplumsal örgütlülük katılımıyla oluşturduğu dayanışma dinamiğiyle her alanda insanlığın yüz akı üretkenliklere imza atarak, yüzyılın aydınlık yüzünde yer alırken…

Bizim ülke olarak, sudan alınganlıklar, çekilmez kaprisler, kof şişinmeler, boş söylemler ve övünmeler bolluğunda, gerekçe zengini ayrışmalarla oluşturduğumuz günümüz toplum yapısıyla, yüzyılın kaybedeni örgütsüz toplumları arasında yer almamız kaçınılmazdır.

(Nazmi METİN-23 Kasım 2016)

Asıl Kaybımız

600626_1401484500080271_965007313_n (1)

Meriç doğduğum yer, Uzunköprü geleceğimi şekillendirdiğim yerdir benim.

Onun içindir ki, doğduğum yer Meriç’e bakarken aklın yürek merceğini… Geleceğimi şekillendirdiğim yer Uzunköprü’ye bakarken aklın beyin merceğini kullanırım.

Yaklaşık 34 yıl yoğun bir sorumluluk duygusu baskısıyla yapmaya çalıştığım gazeteciliğimin anlama ve açıklama yaklaşımı bu yöntem olmuştur.

Meriç’in, ova ve nehir zenginliğinin anaçlık ettiği toprak bereketi varlığında yaşadığı göç olgusuna bakarken, yaptığım haber ve yorumlarda bu yaklaşımın ince işçilik çabaları görülür.

Yazılar, mevcut toprak bereketinin oluşturulacak birlik ve dayanışma güç birliğiyle nasıl bir arada yaşamanın kaynak zenginliğine dönüşebileceğinin ipuçlarını verir.

Uzunköprü’nün yakın geçmişi, Ergene ırmağı ile Ergene ovasının sunduğu kültürel ve ekonomik gelişmişlik olanaklarının, bir arada yaşamanın olmazsa olmazı olan insanlar arası birlik ve dayanışma yokluğunda nasıl heba edildiğinin haber ve yorum örnekleriyle doludur, o tarihlerde yayımlanan Adalet gazetesi ile Ses gazetesinin sayfaları.

Osmanlının Rumeli’ye geçişi sırasında kurduğu yerleşim yeri olan Uzunköprü’nün, yaşayanlarının bolca ve hazır bulup, mirasyedi bencilliğiyle har vurup harman savurduğu tarihi değer zenginliğini yitirişinin de tanıklık kayıtları vardır yazdıklarımda.

Günümüzde ne kalmışsa Meriç ve Uzunköprü’nün yakın geçmişinde var olan doğal ve tarihi zenginliklerine dair, tarafımdan haber ve yorum olarak gazete sayfalarına yazılanların… Kınama tonu ağır basan, sorumlulukları yakalara yapışarak hatırlatma ayarı yüksek olan eleştirel konuşmaların bir nebze payı vardır.

Yazdığım gazete sayfalarında yer alan bu gerçek, konuların ilgilileri tarafından topluluklar içinde yüksek sesle söylenmese de, ancak toplu yemeklerde birkaç tek attıktan sonra gerçeğe dil çözebilen o ilgililer tarafından kulağıma fısıldanır.

Ülkelerin ve yerleşim yerlerinin sahip oldukları bütün kazançların ve yaşadıkları kayıpların asıl nedeni, toplumsal birliktelik temelli üretimlerin dinamiği olabilen insan zenginliğidir.

O günlerden bu günlere…

Yaşadıklarımdan anladığım…

Bir yerleşim yerinin ve ülkenin asıl kaybı…

İnsanına yaşattığı…

Umut kırıklıkları ve sonuçlarının ortaya çıkardığı…

Sorumluluk duygusu kaybıdır.

(Nazmi METİN-20 Kasım 2016)

 

İsmet Kaşıkçı, Halk belediyeciliği için adayım

Meriç CHP’nin önde gelen isimlerinden ve değişen dönemlerin değişmeyen CHP’lisi olan İsmet Kaşıkçı, Meriç’de her yönüyle ve alanda halk belediyeciliğini uygulamak amacıyla CHP’den Meriç Belediye Başkanlığına aday adayı olduğunu açıkladı.

Geçmişten bugüne Meriç halkına hizmet aşkıyla çalışan bütün belediye başkanlarına parti ayrımı gözetmeksizin ilçe halkı adına teşekkür ettiğini ifade eden İsmet Kaşıkçı aday adaylığı konusunda şu açıklamalarda bulundu:

“Meriç’i ve Meriçliyi derdiyle, tasasıyla bilip, tanıyan hemşehriniz ve yılların CHP’lisi olarak ilçemin Belediye Başkanlığına aday adayı olduğumu açıklıyorum. Bu açıklamayla “Varım” dediğim bu yarışta en büyük desteğim, Meriç’e ve Meriçliye duyduğum sevgi, saygıdır. Sevgi ve saygının varlığıyla yapılan bütün girişimlerin insanlar ve kurumlar arası dayanışmayı sağlayarak ilçemiz için insan odaklı belediyecilik başarısını getireceğine yürekten inanıyorum.” 

MEYAD Yeni Yönetimini Belirledi

100_2410

Meriçliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYAD) Yeni Yönetimini Belirledi. Yeni Yönetimin görev bölümünde, Gazetemizin Kurucusu Nazmi Metin derneğin başkan yardımcılığını üstlendi.

İlk kuruluş toplantısı 16 Nisan 2016 günü Edirne Zübeyde hanım parkında, aralarında gazetemizin kurucusu Nazmi Metin’in de yer aldığı 18 Meriçlinin bir araya gelişiyle gerçekleştirilen Meriçliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYAD) İlk Genel Kurul Toplantısını yaparak yeni yönetimini belirledi. Yeni Yönetimin görev bölümünde, Gazetemizin Kurucusu Nazmi Metin derneğin başkan yardımcılığını üstlendi.

28 Mayıs 2016 Cumartesi günü Zübeyde Hanım Parkında saat 14:00 da gerçekleştirilen İlk Genel Kurul Toplantısında dernek çatısı altında buluşma heyecanı yaşayan üyeler oy birliği ile derneğin yeni yönetim ve denetim kurullarını belirlediler.

Dernek kurucusu Fahri Bilgili’nin Divan başkanlığını yaptığı İlk Genel Kurulda derneğin yeni yönetimi şu isimlerden oluştu: (Yönetim Asil) Mahmut Sunter, Nazmi Metin, Sabber Eryılmaz, Sercan Ağırbaş, İbrahim Can.

(Yönetim Yedek) Yüksel Yoldaş, Evrim Kaşıkçı, Metin Gören, İsa Çetin, Zeki İlden. (Denetleme Asil) Ahmet Ballı, Ahmet Tuna, Sadettin Tuna.  (Denetleme Yedek) Özcan Ağırbaş, Nuri Eken, Ali Kızıltoprak.

Yeni Yönetim Kurulu görev bölümü ise şu şekilde gerçekleşti: Mahmut Sunter-Dernek başkanı, Nazmi Metin- Dernek Başkan Yardımcısı, Şabber Eryılmaz-Dernek Saymanı, Sercan Ağırbaş-Üye, İbrahim can-Üye.

Meriçliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYAD)Kuruldu

Fahri Bilgen ve Nihat Kılıçaslan öncülüğünde Edirne’de yaşayan Meriçliler tarafından kuruluş çalışmaları 16 Nisan 2016 günü Edirne Zübeyde Hanım Parkında gerçekleştirilen toplantıyla başlatılan Meriçliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği resmen kuruldu.

Edirne Valiliği Dernekler Müdürlüğüne yapılan Kuruluş başvurusu 27 Nisan 2016 günü Valilik onayı alan Derneğin Kurucu Yönetim Kurulu aynı gün akşam saatlerinde yapılan ilk dernek toplantısında görev bölümü yaptı.

Edirne’nin Meriç İlçesinden göç eden Meriçlileri dernek çatısı altında toplayarak, aralarında sosyal amaçlı yardımlaşma ve dayanışma oluşturmak amacıyla kurulan derneği seçimli genel kurula götürme sorumluluğu bulunan kurucu yönetim şu isimlerden oluştu:

Özcan Ağırbaş-Kurucu Başkan, Mahmut Sunter,-Başkan Yardımcısı, Necdet Deniz, Genel Sekreter, İbrahim Can-Sayman, Nazmi Metin Basın ve Sosyal İşler, Sadettin Kaya-Üye, Metin Gören- Üye

Edirne de ki Meriçliler Dernek için toplandı

 

Edirne’ye bağlı Meriç ilçesi ile köylerinden göç eden Meriçliler Dernek kuruluş çalışmalarını başlatmak amacıyla Zübeyde Hanım parkında bir araya geldiler.

16 Nisan Cumartesi günü 16:00’da gerçekleşen buluşmada, Edirne’de yaşayan Meriçlileri dernek çatısı altında bir araya getirerek aralarında yardımlaşma ve dayanışma oluşturmak için yapılması gerekenler konuşuldu.

Dernek kuruluş çalışmalarının başlatılması kararının alındığı toplantıya şu isimler katıldı.

Nihat Kılıçaslan, Mahmut Sunter, Metin Gören, Mehmet Kaşıkçı, Tezel Tankut, Nazmi Metin. Ömür Metin, Ahmet Ballı, Önder Güçlü, Ahmet Tuna, Sadettin Kaya, Ali Kızıltoprak, Hayati Ozan, Nuri Eken, Necdet Deniz.

Dernek Kurucu heyeti ise şu isimlerden oluşturuldu.

Asil liste: Necdet Deniz, Sadettin Kaya, İbrahim Can, Özcan Ağırbaş, Nazmi Metin, Metin Gören, Mahmut Sunter,

Yedek Liste: Fahri Bilgen, İzzet Tankut, Ahmet Ballı.